(A View From the Snails)

Selen. 18. Turkey-Istanbul. English. Spanish.

I don't want to write what I like or hate. You're going to see when you start to follow me :)

Pazar, Mayıs 27, 2012

En iyisi ben biraz kendimi anlatayım

Öncelikle çok hırslıyımdır. Bir şeyi çok istiyorsam elde etmek için elimden geleni yaparım; ama bunun için asla risk almam. 

Sabırsızımdır. Her şey olsun bitsin hemen isterim. 

Dünyada iplerin benim elimde olmadığı zamanlardan nefret ederim. Kendimi tamamen bir hiçmişim gibi hissederim. O yüzden belki de benim istediğim gibi olmadığında hırçınlaşırım.

İnatçıyımdır. Hem de görebileceğiniz en inatçı insanımdır; ama karşımdaki insan değer verdiğim biriyse inatçılık kalmaz bende. Altta kalmadığım sürece hiç sorun yoktur, inadımdan vazgeçerim.

İşte burada gururum devreye girer. Gururum yüzünden hayatımda nelerden vazgeçmişimdir bir bilseniz; ama aşkta gurur yoktur derler ya aynen yoktur. Eğer seviyorsam ve değer veriyorsam gururdan eser kalmaz bende. Sadece o kişi yanımda olsun diye düşünürüm. Aynısı arkadaşlarım için de geçerlidir. Tabiiki de bunu değiştiren olaylar vardır. Her şeye de susmam.

Kinci biriyimdir. Bunu asla inkar etmedim. Bana yapılanı hiçbir zaman unutmam. Bu da haliyle ileride bir şey olduğunda önüme çıkar. Ancak bana yapılan iyiliği de asla unutmam. Birinin başkasına yaptığı kötülük umrumda değildir. Eğer o insan bana her zaman iyi olmuşsa benim için iyidir.

Mızmızımdır. Kolay kolay memnun olmam. Mükemmelliyetçiyimdir. Bu yüzden hep mutsuz hissederim; ama aslında beni mutlu etmek çok kolaydır da. Detay düşünürüm, detaylara takılıp üzülsem de detaylarla mutlu olurum. Çok ince düşünürüm. Her şeyi analiz eder, neden-sonuç ilişkisi kurarım. Bir şeylere çok hızlı karar veririm ve çözüm bulurum.

Bir şeyi yapmam dersem asla yapmam. (Sinirden söylediğim zamanlarda bazen değişiyor.) Zaman zaman iradeliyimdir. 

İnsanlara öncelikle insan oldukları için değer veririm, sonra bana karşı davranışlarıyla. Eğer ben sana kötü davranıyorsam bil ki sen bana bir şey yapmışsındır. Karşımdakine asla hakaret etmem. Kimse benden üste ya da benden aşağıda değildir benim gözümde.

Asla yalan söylemem. Her zaman olanı olduğu gibi anlatırım, ekstra şeyler uydurmam. Çünkü sonra hatırlaması zor oluyor ve karşındaki insan senden salak değil. Ayrıca asla iftira atmam. Ama herkes gibi iki yüzlülüğüm vardır. 

Hiçbir zaman haksızı savunmam. Kimseden korkmam, onlar benden korksun derim. Bu yüzden bir olayda kim haklı kim haksız söylerim. Ama genelde sessiz kalırım eğer benimle alakalı değilse. Çünkü herkesin kendi hayatı, beni ilgilendirmez. 

Ayrıca haklıysam susarım. İnsanlar genelde bunu haksız olduğum için yaptığımı sanıp üstüme gelirler, ama ben yine susarım. Çünkü bilirim ki haksız insan kendini kanıtlamaya çalışır, bu yüzden konuşur.

İlk tanıştığınızda çok soğuğumdur. Bunu bir çeşit kendimi koruma mekanizması olarak görürüm ben. Karşımdakini kısa sürede tanırım, ondan sonra kendimi ona açarım. 

Sizi sevip sevmediğimi çok rahat anlarsınız. Asla hislerimi saklamam. Hareketlerimden belli olur. Kendimi birine sevdirmek için asla kasmam. Ya benimledir ya da değildir. Arada kalan insanları da ben kendi hayatıma almam.

Çabuk sinirlenmem aslında. Eğer kükrüyorsam kesin bir şeyler birikmiştir içimde. Sinirim çok şiddetli olur ama kısa sürer. Sonra da söylediklerim için hep pişman olurum. İşte bu zamanlar asla dediğimin arkasında durmam, çünkü ima etmek istediklerim onlar değildir.

Bunların dışında evet sorumluluk sahibiyimdir. Belli bir düzenim vardır ve bunun dışına çıkmaktan hoşlanmam. Yapacaklarım hep önceden bellidir. Bunun aksamasından hoşlanmam. Çalışkanımdır, ama gezerim de. Her şeyi bir arada yapma taraftarıyımdır.

Hayal kurmayı severim ama hayal dünyasında yaşamam. Gerçeklerin her zaman farkındayımdır. Karamsar da iyimser de değilimdir. Duruma göre değişir bu durumum. Ama karamsar insanlardan çok hoşlanmam açıkcası.

Mükemmel bir sevgili kesinlikle değilimdir. İsteklerim çok fazladır. Karşımdaki insanın sevgisine güveniyorsam sıkıntı yoktur ama. Birini kaybetmeyeceğime eminsem rahatımdır. Diken üstünde bir ilişki sevmem.

Tartışmayı severim. Ama kötü amaçla değil, dalgasına. Belki de benim mizah anlayışım budur.

Sahip olmadıklarımı kıskanmam, ama sahip olduğum, sevdiğim insanları paylamaşmaktan hoşlanmam. 

Aslında duygusal biriyimdir; ancak duygularımı gösterirsem yenik düşmüş gibi hissederim. O yüzden en zayıf noktalarımı sadece en yakınlarım bilir. Diğer insanlara zayıflığımı göstermemek için görebileceğiniz en hırçın kız olurum.

İnsanları sevmek için belli bir şartım yoktur. Hatta bazı insanlara kanım kaynar neden bilmem.

Affederim ama asla unutmam.

Yaşamak istediğim gibi yaşarım, çünkü bilirim ki başkalarını mutlu edemem. Herkesin istediği gibi bir dünya yaratmaya çalışırsam kendi dünyamı kaybederim. Sadece sevdiğim insanlarınkiyle kendiminkini birleştiririm. Kimse için değişmem. Kolay kolay vazgeçmem. Asla kendini beğenmiş bir insan olmadım, olmam da. 

Beni tanıyanlar zaten her zaman benim yanımda olan insanlardır. Çünkü onlar bilirler ki ben asla fesat düşünmem, karşımdakini asla incitmem. Her zaman empati yaparım. Kendimi onun yerine koyar, bana yapılmasını istemediğim şeyi yapmam. Sinirimi kontrol etmeyi denesem bile yine beni seven insanlar bilirler, dediklerimin hiçbiri esas düşüncelerim değildir. O yüzden sadece beni dinlerler. Sinirim geçince bana hesap sormazlar. Zaten içimde pişman olduğumu onlar bilirler.

Neden anlattın kendini derseniz, ben de kendimle yüzleşmek istedim bu sefer. Ben tabiiki de bu kadar değilim. Şu an aklıma gelenler bunlar. Beni tanımak zorunda değilsiniz. Bunu okumak zorunda da değildiniz aslında. Sadece bilin ki dediğim her sözde ciddiydim. Size karşı nasıl görünüyorum bilmiyorum ama benim içimde yaşayan ben bu. Yine de “Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı. “

Allahım yerim seni valla yerim!

(Kaynak: peachypackrat)

Pazar, Mayıs 20, 2012
Bu filmi defalarca izledim ve hep bu kısmı okurken ağladım. 
Şu an aynı böyle duygulara sahip olduğum için daha da anlamlı geliyor.

Bu filmi defalarca izledim ve hep bu kısmı okurken ağladım. 

Şu an aynı böyle duygulara sahip olduğum için daha da anlamlı geliyor.

Cuma, Mayıs 18, 2012

Anlatamıyorum

Hissettiklerimi, düşüncelerimi siz bilmiyorsunuz çünkü anlatamıyorum. Anlatsam bile hep yanlış anlaşılıyor. Her sey daha da kötü oluyor.

Bazen yakinken bazen soğuk oluyor. Bunu da anlatamıyorum. Neden bu hale geldik düşünüyorum. Sebebini ben de anlamıyorum.

Seviyor diyorum. İnanmıyorsunuz. Bunu da anlatamıyorum. Ama ben biliyorum. Nasıl olduğunu hiç anlatamıyorum. Zaten siz bunu anlamasanız da olur önemli olan benim bilmem.

Üzgünüm diyorum anlatamıyorum. Ben de anlamıyorum neden, nasıl. Gercegi bilsem de üzülüyorum. Belki bilmesem daha mı iyi olurdu?

Ayrilamayacagimi da anlatamıyorum size. Yüzünü gördüğünde tüm sinirim, üzüntüm geçiyor. Benimle olduğunu biliyorum. Sevgi daha da kuvvetleniyor.

Kendimi ben de anlamıyorum. Bu kadar üzülüp nasıl durabiliyorum, hala nasıl guvenebiliyorumm. En cok yanımda olmasını en basından beri istediğim zamanda aslında yalnızlığımı tadıyorum. Belki cok abartıyorum. Hayır, sadece seviyorum. Buna rağmen ben size en büyük şeyi anlatamıyorum..

Anlamak istiyor musunuz ki beni? İlk önce siz bir onu söyleyin. Gecenin üçünde bile mutlu değilim bunu önemsiyor musunuz? Hayır önemsemeyin zaten. Beni önemsemesi gereken baska biri var. İste bunu da anlatamıyorum.

Salı, Mayıs 15, 2012
Cumartesi, Mayıs 12, 2012
Powered by Tumblr. Lightie Futurum designed by Pavia Graphics.